|
13 Ocak 2008 - Bilgin Demir
Avrupa Komisyonu 6 Kasım 2007 Salı günü üyelik adayları hakkındaki ilerleme raporlarını yayınladı. Makedonya için hazırlanan rapor çok önemli bir gerçeğin altını çiziyor. Komisyon raporunda Makedonya’nın yolsuzlukla mücadelede ve serbest pazar ekonomisi kurulması konusunda başarılı adımlar attığını, ancak “devam eden siyasi gerginliklerin reformları geciktirdiği” belirtiliyor.
Makedonya’nın geleceğini başarıyla kurabilmesi için öncelikle siyasi gerginlikleri aşması gerekiyor. Ancak Makedonya’nın karşı karşıya bulunduğu bu sorunun aşılması çok zor görünüyor. Örneğin geçtiğimiz haftalarda Arnavut partileri Makedonya'daki bayrak kararına isyan ettiler.
Makedonya Anayasa Mahkemesi'nin 25 Ekim 2007’de aldığı karar önemli gerginliklere yol açtı, çünkü mahkeme, Arnavutların Makedon bayrağı yanında Arnavut bayrağı dalgalandırma hakkını sınırlama yönünde bir adım attı. Mahkemede görevli iki etnik Arnavut hakim kararı protesto etmek üzere istifa etti.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Mahmut Yusufi ve Yargıç Bayram Polozani, kararın siyasi güdümlü olduğunu savundular. Yusufi, “Makedonya Anayasa Mahkemesi başkanı olarak böyle bir kararı imzalayamam ve bu yüzden de istifa ediyorum” dedi. Bu krizin tırmanmasının bir diğer nedeni ise, Makedonya’yı meydana getiren farklı kesimlerin birbirine yönelik tepkisinin bir “cepheleşme süreci” başlatmasıydı.
Basında çıkan ilk haberlerde, azınlık nüfusunun çoğunlukta olduğu toplumların bundan böyle bayraklarını belediye binaları, devlet dairelerinin içinde veya önünde veya yerli ve yabancı liderleri katıldığı resepsiyonlarda dalgalandıramayacakları ileri sürüldü.
Ancak mahkeme daha sonra yaptığı açıklamada, yalnızca Arnavut toplumuna ülkedeki diğer etnik gruplara kıyasla öncelik veren hükümleri ortadan kaldırdığını belirtti ve hükümeti Arnavut bayrağının sergilenip sergilenmemesi gerektiği konusunda karar vermeye çağırdı.
Ayrıca mahkeme, azınlık bayraklarının sadece belediyelerin düzenlediği spor etkinlikleri gibi uluslararası organizasyonlarda sergilenmesinin yasaklandığını belirtti. Fakat mahkemenin kararı ve açıklamaları bir sorunu önlemek isterken, daha çok sorunun başlamasına neden oldu.
Makedonya’nın en büyük etnik Arnavut partisi olan Demokratik Bütünleşme Birliği (DUI) kararı kabul etmedi ve bayrakları kaldırmaya yönelik her türlü girişimi engelleyeceğini açıkladı. Sorunun arka planında ise Avrupa Komisyonu’nun da şikayet ettiği Makedonya’nın geleceğini güvenle kurmasının önünde engel oluşturan bir gerçek var.
Parlamento 2005’te “etnik azınlıkların nüfusun en az yarısının azınlıklardan oluştuğu bölgelerde Makedonya'nın resmi bayrağı yanına istedikleri bayrağı çekmelerine izin veren” bir kararı kabul etmişti. Ama Arnavut nüfusun yoğunlukta olduğu bölgelerde sadece Arnavut bayrağı çekiliyordu. Mahkemenin kararı da bunun üzerine geldi. Mahkeme kararından önce Makedonlar öfkeliydi, şimdi ise Arnavutlar öfkeli. Çünkü önce Arnavutlar “Makedonya’yı bir arada tutması gereken” uzlaşmacılığı göstermediler. Sonra da Makedonlar da aynı yolu tercih etti.
Halbuki kısa bir süre önce Ohri de UNESCO'nun himayesinde “Dünya Dinler ve Medeniyetler Arası Diyalog Konferansı” düzenlenmişti ve dünyaya barış ve hoşgörü mesajları gönderilmişti. 300'ün üzerinde din adamı, dini lider, bilim adamı, üniversite hocası ve sivil toplum kuruşları temsilci ve yetkilisi katıldığı bu tarihi buluşma, bu mesajların Balkanlar gibi zor bir coğrafyadan ve özellikle Makedonya’dan verilmesi açısından çok önemliydi.
Başbakan Nikola Gruevski’nin, “dünyanın barışa ihtiyaç duyduğu” ve “huzura giden yolun medeniyetler arası diyalogdan geçtiği” yönündeki sözleri, “farklılıkların ortak zenginlik olduğu” gerçeğinin altını çiziyordu.
Camilerin ve kiliselerin aynı bahçede olabildiği Makedonya, bütün dünya için barışın ve hoşgörünün simgesi olabilir. Ama bunun için yeni iç çelişkiler üretmek yerine olan çelişkilerin üzerine cesaretle ve hep beraber girmek zorunda.
Kaynak: www.gencmakedonyalilar.net
|